GREG ROMAN'IN ZONE READ SİSTEMİ VE RAVENS'IN GELECEĞİ







2018 yılında yapılan Lamar Jackson seçimi ardından Ravens’ın farklı bir oyun tarzı benimseyeceğini anlasak da bu denli bir gelişimi ve başarıyı ben dahil çoğu kişi beklemiyordu. Lise ve kolej gibi daha alt seviyelerdeki atletizm farkı ve oyuncuların takım için ifade ettiği önemin daha az olması nedeniyle mobil quarterbacklerin, zone read gibi option oyunlarıyla müthiş farklar yarattığına çok kez şahit olmuştuk ancak 2019 sezonuyla MVP ödülünü de almayı başaran Lamar Jackson performansı, pro seviye için çok fazla karşılaşılan bir performans değildi.


49ers döneminde Kaepernick’ten, Buffalo Bills dönenimde ise Tyrod Taylor’dan alınabilecek maksimum verimi almayı başaran Greg Roman’ın bu tarz mobil quarterbacklere fısıldayan adam olduğunu ve koşu oyunu konusunda NFL’in en iyi akıllarından biri olduğunu söylemekte bir sakınca görmüyorum ancak bir koordinatör olarak işin pas oyunu kısmına yaptığı katkı konusunda başarılı olduğunu söylemek gerçekten zor. Nitekim 2019 sezonunda beklenmedik bir şekilde playoffun hemen başında elenen, geçtiğimiz sezon da playoffta maç kazanmış olmalarına karşın 2019 sezonunun da altında bir performans gösteren Ravens hücumu için bu sezon çok önemli olacak. Bu sezona takımın receiver kadrosunu geliştirerek giren Ravens’ta, Greg Roman’ın da kendi söylediği şekilde playbook açılacak ve takım, geçtiğimiz sezonlarda gördüğümüz sistemin aksine pas oyununa çok daha fazla ağırlık vermeye başlayacak. Roman’ın takımdaki geleceğini ve Ravens’ın gideceği yönü belirleyeceğini düşündüğüm bu sezona girerken, takımın başarı sağladığı zone read temelli hücum yapısını, rakiplerin buna karşı geliştirdiği çözümleri ve Roman’ı daha pas odaklı bir takım olma düşüncesine iten bu yapının detaylarından bahsetmek istiyorum. 




Nedir bu Zone Read? 


Zone read, snap sonrasında quarterbackin, rakip defensive endin hareketini okuyarak topu running backe vermeye veya tutarak kendi başına koşmaya karar verdiği ve offensive lineın zone blok yaptığı bir opsiyon oyunudur. Bu oyunda bir taraftaki genellikle defensive end (bazen de OLB) kasıtlı olarak bloksuz bırakılır ve onun yapacağı tercihe (Running back veya quarterbacke hamle yapma tercihi) göre oyun şekillenir. Boş bırakılan bu oyuncu sayesinde hücum takımı bu oyuncunun ters yönünde sayısal üstünlük sağlar ve bu basit sistemdeki en önemli unsur quarterbackin çok kısa sürede doğru kararı verebilmesidir. Kyle Shanahan’ın da söylediği gibi: “Zone read öncesinde savunmalar 11’e 10 üstünlük ile oynarken, zone read sonrası savunmaların düşünmesi gereken bir Qb tehdidi ortaya çıktı ve artık savunmaların oyunu 11’e 11 düşünmesi gerekiyor.” Ancak demin de bahsettiğim gibi, bu sistemin pro seviyede çok fazla kullanılmamasının başlıca sebepleri, Quarterbacklerin sürekli tackle yemesini istemeyeceğiniz kadar değerli olması ve kimsenin Jackson gibi bir quarterbacke sahip olmaması. Lamar Jackson’ın sahip olduğu atletizm avantajları ve yön değiştirme kabiliyeti ise savunmaların çok temiz tacklelar yapmasını engelleyerek de bu sistemi destekliyor. 


Ravens’ın Zone Read Örnekleri 

(Lamar Jackson'ın edge oyuncusunun running backe hamle yapma tercihi sonrası topu tutması)


(Bud Dupree'nin running backe hamlesi sonrası Lamar'ın kendisi koşması)





Roman'ın kullanımı, 49ers günlerinde Kaepernick ile kullandığı sistemin Ravens'ta Lamar Jackson'a uyarlanmasına bir örnek.

Lamar Jackson’a Karşı Adam Adama Savunma 


Lamar Jackson gibi bir tehdide karşı adam adama savunma yapmak bir nevi takımın kendi ayağına sıkması anlamına geliyor. Adam adama savunma şemalarında savunmadaki her oyuncu, sadece belirli bir rakip oyuncudan sorumlu olduğu için oyuncular etrafta olup bitene çok fazla hâkim olamıyor ve zaman zaman Quarterbacke arkalarını dönmek zorunda kaldıklari için Lamar gibi Qb’lere koşabilmek için müthiş bir ortam yaratılmış oluyor. Genellikle Cover 1-Robber tarzı konseptlere karşı, özellikle MVP sezonunda çok etkili olmayı başarmıştı Lamar. Kısaca Cover 1-Robber’ı açıklamak gerekirse; Cover 1, Nfl’deki en basit coveragelardan biri ve derinde bir safety ile underneathte “Robber” denilen, kısa ve orta rotalara karşı alan savunması yapan bir savunmacı olarak veya Qb spy görevi de verilebilen bir oyuncunun kullanıldığı adam adama olan bir savunma sistemi. Çoğu adam adama sisteme karşı işe yarayan, underneathte çaprazlamasına koşturulan iki rotanın kullanıldığı hücumlarda “Robber” oyuncusunun bu rotalara yardım etmek veya etmemek konusundaki tercihine göre ya bu rotalardan birine pas atan ya da koşarak yard alan Lamar’ı bu sistemlerle savunabilmek çok olanaklı değildi. Bu sebeple de takımlar, zone read sistemine karşı farklı yollara başvurdular. 


Rakiplerin Aldığı Önlemler / Geçen Sezon Ne Değişti?


Öncelikle zone read sisteminin en basit haliyle nasıl sınırlı hale getirileceğinden bahsetmek gerekiyor. Bunun için de temel olarak; pull yapan tackle/guardı engellemek, aynı anda iki readi de savunabilecek insanüstü bir edge oyuncusu veya ekstra safety yardımı ile boxı ve LOS (Line of Scrimmage) etrafını kalabalıklaştırmak örnek gösterilebilir ancak rakip offensive line çok iyi olduğunda ve bu aşamalardan birinde yapılacak bir hata karşısında bu sistemin takıma yard kazancı olarak getireceği zarar katlanarak artar. Geçtiğimiz sezonda da takımlar, Ravens’a karşı kalabalık boxlar ile Lamar’ı pas atmaya yöneltecek sistemler üstüne yoğunlaşıp bunda başarı sağlamıştı ancak burada faturayı tek başına Lamar’a kesmek bence çok doğru değil. 2019 ve 2020 sezonları karşılaştırıldığında Lamar Jackson’ın tight windowlara attığı pasların isabet oranı hemen hemen aynı olsa da sack olma ve interception sayısı yaklaşık 1,5 kat artmıştı. Lamar’ın pas konusundaki sınırlı yeteneğini kabul etmekle beraber, guardların zone readdeki önemini düşününce, Yanda’nın emekliliği ve Stanley’nin de sezon içinde sakatlanmasının ardından protection olarak çok güç kaybeden Ravens için bu durum biraz doğal bir sonuç olmuştu. 

Zone reade karşı alınan önlemlerden çok basit bir şekilde bahsettikten sonra şimdi biraz daha detaya inelim. 


Playofftaki Titans Yenilgisi 

Zone reade karşı, savunmaların kullandıkları frontlara göre çok fazla çeşitlilik gösteren sistemler olsa da bu sistemlerden bazılarını ve Titans’ın Ravens’ı nasıl durdurduğunundan bahsedeceğim. 

Ravens’ın heavy sistemine karşı geçen yazıda da bahsettiğim “Tite” frontlu 2-gap sistemler ile lineı kontrol eden Titans’ta, linebacker Rashaan Evans çok kilit bir rol almıştı. Yukarıda da bahsettiğim çapraz rotalar esnasında, önce bu rotaları kontrol altında olduğundan emin olup daha sonra da Lamar Jackson’a karşı spy yaparak onu kontrol altında tutan Evans, tüm bunların ardından Qb’ye doğru koşarak da baskı getirmeyi başarmıştı. Bunu yapabilmek için hem coverage konusunda iyi hem doğru readleri yapabilen hem de çizgiler arası yeterince bir linebacker ihtiyacı vardı ve Titans bu oyuncuya sahipti. 


(54 numara Evans'ın önce rotayı kontrol etmesi ardından Lamar'a baskısı)


(Evans'ın iki kenar arası hızı ve Lamar'ı kovalaması)


Özet olarak bu front sayesinde 3 defensive line ve arkadaki linebackerlar ile gapleri tıkamayı başaran Titans, box safetysini de koşu yardımı için aşağı indirdi ve cornerların da dış taraftan yardımıyla tackle konusunda sorun yaşamadı. Özellikle defensive line oyuncularının eşleşmeleri kazanma konusundaki başarısı, rakip offensive line oyuncularının linebacker seviyesine çıkıp blok yapmasına engel olduğu için linebackerlara daha geniş bir hareket alanı sağlandı. Bu fronta karşı koşamayan Ravens 11 personnele (1 running back, 1 tight end, 3 receiver) dönerek Lamar’ın dropback yaptığı ve çok alışık olmadıkları pas sistemine mecbur kaldılar. Bu sistemde de neredeyse hiç receiver yardımı olmadığı ve adam adama sistemine karşı seperation alınamadığı için hücum tıkandı. 


(Lamar'ın blitze karşı hot rotasını(solunda dizilen Andrews'u) bulmaması ardından da kolay pası kaçırması)



Scrape Exchange 

Zone reade karşı lise ve kolej seviyesinde de sıkça kullanılan “Scrape Exchange”, Titans tarafından da denendi ama çok fazla verimli olmadı. “Scrape Exchange”, 4-3 frontlarda, kasıtlı olarak boş bırakılan ve seçim yapması istenen edge oyuncusunun seçim yapmadan direkt olarak running backi alması ve bu edge oyuncusunun arkasında olan linebackerın da Qb ile eşleştiği bir savunma sistemi. 





Bu değişim sayesinde, Qb aslında edge oyuncusuna göre okuma yapıp topu tuttuğu için arkadaki linebacker ile birebir kalıyor. Bu sisteme karşı hücumlar da tepki olarak tackle veya tight end ile Quarterbacki karşılayan linebackera blok yapıp iç tarafta bir boşluk oluşturuyor ve ciddi yardlarda kazanım sağlayabiliyor. Titans da zaman zaman bu sistemi kullanarak başarı sağlamış olsa da çok etkili olamadılar çünkü Lamar Jackson açık alanda linebackerı ve safetyi yenmeyi başardı. Bu tarz sistemler aynı zamanda savunma koordinatörlerinin, hücumda tercih ettikleri top taşıyıcıya topu verdirtmek için kullandıkları sistemler ve belli bir oyuncunun yolunu kapatarak dolaylı yoldan topun hangi oyuncuda kalacağına dair tercih yapmış oluyorlar. 



(Titans'ın scrape exchange örneği. Edge'in running backi alması ve arkasındaki linebackerın Lamar'ı kovalaması)



Steelers ve Mesh Charge 

Savunmalar genelde topun daha az yetenekli oyuncuda kalması konusunda tercih yaparlar ve geçtiğimiz sezon Steelers savunması da bunun en net örneklerinden birini göstermişti. Mesh Charge, “mesh point” yani quarterback ve running backin tam topu alıp/verme anında, defensive endin çok agresif bir şekilde bu noktaya hamle yapmasına denir. Bu agresif hamle Quarterbackin topu verip vermeme anında anlık olarak duraksatabilir çünkü defensive endin bu hareket ile amacı ne running backe ne de quarterbacke atak yapmaktır. Endler sadece oradaki bağlantıya atak yapar ve bu Quarterbackin karar mekanizmasını bozabilir. Steelers ise bu mesh charge sistemini geçtiğimiz sezon Ravens’a karşı oynadıkları 2 maçta daha farklı şekilde uygulamıştı. Ravens’ın zone read hücumundaki bu mesh anında, Steelers savunmasında çoğunlukla TJ Watt, her seferinde Lamar Jackson’ı hedef alarak running backin koşu yapmasına izin vermişti. Asıl amaç, koşuda Lamar’a yenilmektense daha az tehdit içeren running backin koşmasına izin vermek ve Lamar’ın kenarı açılarak veya play actiondan pas atmasını engellemekti. 

(TJ Watt'ın direkt olarak Lamar'a hamle yapması)



Keith Butler’ın bu tercihinden dolayı her read option hücumunda önemli bir savunma oyuncusu oyun dışı kalıyordu ama Lamar’ın yarattığı tehdit de sınırlanmış oluyordu. Bu tercihin sonucunda Ravens 2 maçta toplam 488 yard koştu ancak Lamar’ın koşu yardı biraz da olsa sınırlandı ve koşuyla kazandığı yardları da hazırlanmış oyunlar dışında elde etti. Red zonea gelene kadar running back koşularına bir şekilde göz yuman Steelers, saha alanı daraldığında Td yapılmasına izin vermemeye çalışarak kısmen başarılı oldu. 


(TJ Watt'ın direkt olarak Lamar'a hamle yapması)




Kolejdeki zone read hücumlara karşı takımlar, yukarıda da bahsettiğim şekilde box safetyi aşağı indirip, edge oyuncusunun running backi, safetynin de quarterbacki (veya tam tersi) savunduğu şekilde başarı sağlamıştı ancak Ravens’ın formasyonu çoğunlukla pistol gibi running backin quarterback ile dikey olarak aynı hizada olduğu sistemlerden başladığı için bu sistem çok riskli oluyordu. Bu formasyonda koşunun hangi tarafa yapılacağını anlamak çok zor olduğundan dolayı safetynin olduğu tarafın tersine koşu gelmesi halinde hasar çok daha büyüyordu. 



Bengals Savunması ve Bash Counter (Bu kısım “The Athletic” teki iki ayrı yazıdan yararlanarak yazılmıştır) 

Geçtiğimiz sezonda Ravens hücumunu yavaşlatan bir sistem hiç beklenmedik şekilde Bengals’tan gelmişti. Basit bir 4-3 front ve arkada da safetyleri daha aşağıda dizilen bir quarters coverage (cover 4) sistemi kullanan Bengals, linedaki 4 oyuncusuyla birden 2-gap sisteminde oynamıştı. Artık Nfl’deki çoğu frontta olduğu gibi buradaki amaç da oyunu dış tarafa yönlendirerek safetylerin ve linebackerların hızından faydalanarak tackle yapabilme isteğiydi. Takımın en iyi pass rusherı Dunlap’in kullanım şeklinden memnun olmaması ardından takaslanması da bu frontun bir sonucuydu çünkü bu sistemde 2-gap line oynayabilen oyunculara ihtiyaç vardı. Bu sistemde linebackerların görevi rakip fullbacke veya pull yapan guarda bakarak onların hareketlendiği tarafa doğru hareketlenmeleriydi. Linebackerların fullback tarafına kaymasıyla birlikte ortada açılan boşluğu arkadaki safetyler dolduruyor ve böylece topun running backe verilmesi halinde ortadan koşulara da bir çözüm oluşmuş oluyor. Bu sistemde aynı zamanda defensive endin kullandığı “Rise” tekniği de kritik bir rol oynuyor. Readin yapıldığı defensive end içeriye doğru bir adım atarak (koşuyu durdurmaya hamle yaparak) quarterbacke topu tutması yönünde read yaptırıyor ve hemen ardından dışarı doğru patlayarak quarterbacki kovalamaya başlıyor. Bu savunmaya karşı Lamar’ın sadece 2 carry ve 3 yardda kalması herhalde savunmanın efektifliğini kanıtlıyor. 


(Linebackerların fullback bloğu tarafına hareketlenmesi ve Lamar'ı yatay alanda kovalamaları)



Bu etkili sisteme karşı ise Greg Roman, “The Counter Bash” ismindeki koşu sistemiyle bir çözüm yarattı. O maç içinde sadece 1 kez kullanılıp ciddi bir yard kazanımı sağlayan ve sonrasında sistemin içine yerleştirilen bu sistem aslında zone readin ters hali. Klasik optionlarda running back, guardların pulladığı ve fullbackin blok için gittiği ana blok şemasının oluştuğu yöne doğru koşar; Qb de topu tutmaya karar verirse ters taraftan dışarıya doğru koşar. Bash konsepti ise bunun tam tersi. Bu konseptte sağa veya sola doğru guardlar pull yapar yani centerın yanındaki iki line oyuncusu diğer tarafa doğru koşarak o taraftaki linebackerları bloklar ve tercih etmesi durumunda Quarterback bu blokların arkasından koşar. Diğer opsiyonda ise bu sefer running back ters yöne doğru koşar ve kasıtlı olarak bloklanmayan edge oyuncusu ile birebir kalır. O tarafta linebacker kalmadığı için, (çünkü bu sistemde linebackerlar guardların pull yaptığı yönü takip ediyordu) running backlerin önünde çok geniş bir alan ve o taraftaki secondary oyuncularından gelecek yardım kalır. Bu yüzden hem edgein doğru pozisyon alarak running backi durdurması veya yavaşlatması hem de secondarynin doğru yardımı yapması gerekir.

(Counter Bash sisteminde Dobbins'in edge ile birebir kalarak üstünlük sağlaması)



Eğer edge oyuncusu running backe doğru hamle yaparsa ve o taraftaki linebacker da rb tarafına kayarsa da Lamar gibi oyunculara örnekteki gibi dikey şekilde koşu bulmak için bir fırsat çıkıyor. 

Bu counter bash sistemine karşı başarı sağlamak için rakip linebackerların çok iyi olması ve sürekli doğru kararı vermesi gerekiyor çünkü hem doğru gapleri doğru şekilde doldurmaları hem pullayan linelar ile boğuşmaları hem de koşuyu doğru okuyup çabuk reaksiyon vermeleri gerekiyor.


Pas Oyunu Artık Bir Zorunluluk


Takımlar bu bash konseptine karşı da 3-3 dizilerek, edge oyuncusunun running backi aldığı ve Lamar’ın topu tutmasını sağladığı sistemler ile başarılı oldu. Hem edge oyuncusu arkasından hem de ters tarafta defensive back ile Lamar’a blitz getiren ve bu şekilde etkili olan takımların ardından Jackson için pas oyunu ihtiyacı ortaya çıktı. Artık burada daha fazla sistemsel detaya girmiyorum çünkü Ravens’ın pas oyunu ihtiyacını az çok anlatabildiğimi düşünüyorum. 

2019’da blitze karşı çok iyi olan Lamar Jackson’ın 2020’de blitze karşı pas reytingi neredeyse yarı yarıya geriledi. Takımlar da Lamar’ın underneath paslarını engelledi ve sidelinea attığı pasları riske ederek kaybedeceklerse bu şekilde kaybetmeyi tercih ettiler. Özellikle Yanda’nın emekliliğinin ardından iç tarafta zayıflayan line nedeniyle inside koşularla da çözüm üretemeyen Ravens için artık pas oyunu bir zorunluluk haline geldi. Dan Martindale’ın savunması tamamen blitz ustune kurulu ve snaplerin 45.5%’inde 5 ve daha çok rusher ile blitz gönderiyor Martindale. Playofflara gelindiğinde Patrick Mahomes ve Josh Allen gibi, özellikle de Ravens’ın Cover 0 blitzlerine karşı rakibi darmadağın eden Quarterbacklere rakip olunca da skorda geriye düşüldüğü için pas oyunu ile bu oyuna karşılık vermek gerekiyor. Hem oyuncu yeteneği hem de koçluk yeteneğinin arttığı playoff zamanı koşu çözüm olamıyor ve Ravens’ın hücum tavanını arttırmak için modern NFL’in pas oyununa ayak uydurması bir şart haline geliyor. 


Bu Sezon Nasıl Bir Hücum Olacak? 

Ravens’ın bu offseasonda üstünde durduğu en önemli nokta pas oyunlarını farklı bir boyuta taşımaktı ama takımın son birkaç yılını ve eldeki personele baktığımda bu geçişin çok rahat bir şekilde gerçekleşeceğini düşünmüyorum. Yine geçtiğimiz iki yıl arasında, Lamar’ın dropback sonrası yaptığı koşu oranında da neredeyse yarı yarıya azalma olmuştu. Yani daha çok pas tercihi yapmış ancak hem pas yeteneği hem de wr yetenek limiti nedeniyle koşu sağladığı etkiyi bu alanda gösterememişti ve bu durum da Ravens’ın geçen yılı maç başına kazanılan pas yardı alanında ligin sonunculuğuna getirmişti. Bu yüzden de takımın ana eklemeleri receiver kadrosuna oldu. Drafttan Rashod Bateman gibi benim çok beğendiğim ve bence Ravens’ın da ihtiyacı olan tarzda bir oyuncuyu kadroya kattılar. Özellikle sahanın ortasında çok etkili, çok iyi bir release yeteneği olan müthiş bir rotacı Rashod Bateman. Onun yanında bir de Sammy Watkins gibi çok istikrarlı olmayan ancak Ravens için en kritik özelliklerden biri olan press coverageı yenebilecek yeteneğe sahip bir oyuncuyu imzaladılar. Receiver kadrosunun genişlemesiyle beraber de Mark Andrews’un özellikle büyük maçlarda düşen performansı da olumlu yönde değişebilir. Lamar’ın covid nedeniyle kampa geç katılmasını ve Rashod Bateman’ın sakatlığını düşününce özellikle sezonun ilk bölümünde pas bağlantılarında çok bir gelişme göreceğimizi düşünmüyorum. Bu sakatlıkların yanında offensive line konusunda da Kevin Zeitler, Alejandro Villanueva ve Ben Cleveland gibi çok fazla yeni ekleme yapan bu ekibin uyum sağlamasının da zaman alacağını düşünüyorum. Alışma süreci zor geçebilir ancak Stanley’nin de dönüşüyle özellikle sezonun 2. Kısmında Ravens’ın çok iyi bir offensive lineı olacağı aşikâr. 


Greg Roman’ın Belki de Son Şansı 

Bu sezon da yine sıkça 22 personnel (2 running back, 2 tight end) göreceğimiz Ravens hücumunda koşu oyunları belli bir sistemde hatta reciever kalitesinin artması sebebiyle daha iyi işleyecektir ve az önce yukarıda bahsettiğim inside koşu verimini artırma konusunda da Roman’ın kampta farklı şeyler denediğini okudum. Ben Cleveland gibi çok iyi bir koşu blokçusunun da eklenmesi ile birlikte Lamar Jackson’ın bu sezon daha çok center altı snaplerde kullanılması bekleniyor. Qb topu center altı aldığı zaman, arkasından dikey şekilde koşarak gelen running back için içeriden yapılan koşular daha verimli oluyor ve bu şekilde ayrıca play action seçenekleri genişliyor. 




Greg Roman ve Lamar Jackson



Tüm bunlar bir yana, asıl konu Greg Roman’ın bugüne dek başarılı olamadığı pas sistemini kurma konusu. Greg Roman’ın ofansif koordinatör olarak son 4 yılında takımları koşu alanında lider olsa da pas konusunda tam tersi bir görüntü var. Hem pas denemelerinde hem de kazandığı yardlarda hep ligin en dibinde yer almış Roman’ın takımları. 

Pro football referencea ait görsel (32 takım arasındaki sıralaması)



Ravens organizasyonu da bu işi tamamen Roman’a bırakmamış olarak gözüküyor ki kamp boyunca oyunculardan çok fazla övgü alan Tee Martin ve Keith Williams isimli iki tane yardımcı ofansif zekayı staffa kattılar. Bu pas sorunun kaynağını bulmak konusunda bu sezon en kritik sezon olacak ve bu yardımcıların takımın hücumuna ne denli etki etmesine izin verileceği belirsiz durumda. Lamar Jackson artan pas hacmini kaldırabilecek mi? Greg Roman kariyerinde hiç başaramadığı pas oyunundan verim alabilecek mi? Aksi takdirde işine son verilecek mi veya herhangi bir başarısızlık sonrası Lamar’a yüklü kontratı vermek gerçekten değer mi? Çok fazla soru var ve bunların cevabını almayı ben kendi adıma merakla bekliyorum. 

Sonuç olarak Ravens için çok kritik bir sezon başlamak üzere ve bu sezonki en büyük fark erken downlarda daha fazla pas tercihi yapmaları olacak ancak Lamar Jackson’ın sahip olduğu kol yeteneğinin limitini düşününce Greg Roman ve Ravens birlikteliğinin yine playofftaki o eşiği aşamayacağını düşünüyorum. Bu senaryoda da Ravens için tamamen farklı bir gelecek, bu sezonun ardından şekillenebilir...



Kaynaklar:

https://theathletic.com/1489023/2020/01/10/teds-film-room-stopping-the-ravens-zone-read/

https://matchquarters.com/2016/07/25/attacking-the-zone-read/



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YEŞEREN UMUTLAR: NEW YORK JETS DEĞERLENDİRMESİ

NFL: BRANDON STALEY VE MODERN NFL SAVUNMASI

2021 NFL DRAFT: TREVOR LAWRENCE INCELEMESI