NFL: BRANDON STALEY VE MODERN NFL SAVUNMASI

 

Geçenlerde Brandon Staley’nin konuk olduğu ve modern NFL defansının konuşulduğu Two High podcastini dinlerken, değişen savunma şemaları ve Staley’nin podcastte de söylediği gibi popülerleşen “Gap & a half” sistemi hakkında daha derin bir araştırma yapıp bu konu hakkında bir yazı yazmak istedim. 

2016 yılında division 3 seviyesinde koçluk yapan Staley’nin bundan tam 5 sene sonra NFL’de head coach olduğunu düşündüğümüzde çok özel bir akıl olduğunu açıkça görebiliyoruz. Ligin en önemli defansif beyinlerinden Vic Fangio altında koçluk yapmaya başlayan ve geçtiğimiz sezon Rams’e kattığı farklı savunma anlayışında da Fangio’nun etkisi olduğunu belirten Staley’nin, Wade Phillips gibi dev bir ismin ardından gelip Rams savunmasına getirdiği yeniliklerden bahsedeceğim. Ama bunun öncesinde Seattle’ın Legion of Boom zamanından başlayan ve zamanla Staley’nin geçen sezonki Rams’ine dönüşen ligin popüler savunma konseptlerine kısaca değinmem gerekiyor.





Legion of Boom Dönemi


Seattle’ın ligin en iyi savunması olduğu bu dönemde aslında Pete Carroll’ın kullandığı sistem kompleks bir yapı olmaktan uzaktı. İnanılmaz bir personele sahip olan ve oyunculara öğretip uygulatması en basit sistem olan Cover 3 ve Cover 1’ın kullanıldığı single high (derinde tek safety kullanılan düzenler) temelli Seahawks savunması bu sistemi olabilecek en optimal biçimde uyguladı. Bu eski sistemde asıl amaç, derinde tek safety kullanarak diğer safety’i line of scrimmage’a yakın şekilde konumlandırıp box’ta 8 adam (Line of scrimmage ve hemen onun ardındaki bölgedeki adam sayısı) tutarak koşuya karşı güçlü durmaktı. Seattle’ın başarısı sonrası diğer takımlar da bu sistemi kopyalasa da, işler pek istendiği şekilde gerçekleşmedi. Takımlar bu tek safetyli düzene karşı “Double Seam” konseptlerini (Sahanın iki tarafından da, genellikle çentik çizikler ve yard numarası arasındaki koridordan dikey bir biçimde koşulan rota) kullanmaya başlayınca çoğu safetynin bu iki oyuncudan birini tercih etmesi ve onu savunması gereksinimi ortaya çıktı ve derindeki tek safetysi Earl Thomas olmayan takımların bu ikili rotayı savunması neredeyse olanaksız hale geldi. Durumun ciddiyetini açıklamak açısından bir istatistik vermem gerekirse, 2018 için, ligdeki tüm pasların EPA’sı (ekstra olarak o pasın yarattığı beklenen skor miktarı) ortalama 0.05 iken seamler için bu durum 0.46'ydı. Adam adama savunma bazlı yapısı sebebiyle Cover 1 kullanamayan takımlar (birkaç tane iyi cover yapabilen corner bulmak çok zor) yine tek safety’li ama alan savunması bazlı Cover 3 kullansa da hem savunma aleyhine gelişen kurallar hem de oyunun ve oyuncuların hızlanması, alan savunmasında bekleyip pasa hamle yapma konusunu da çok zorlaştırdı. Bu seam rotalarını ve alan savunmasına karşı underneathe atılan pasları engellemek için iki safety’li düzen gerekli olsa da bu da yukarıda bahsettiğim gibi boxta 1 kişi eksilmek anlamına geliyordu. Bu nedenle koçlar, boxı 8’lemeden derinde 2 safety kullanabilecekleri sistemlere kafa yormaya başladılar. 




Nick Saban ve Bill Belichick: “Pattern Matching” 



2 safetyli sistemlere geçmeden önce, futbolun aktif olarak belki de en değerli iki koçu olan bu ikilinin Browns döneminde beraber kafa yordukları ve “pattern matching” denilen daha kompleks sistem bu sorunlardan bazılarına çözüm getirmeyi başarmıştı. Bu eşleşmeli savunma olarak nitelendirebileceğim sistem aslında adam adama ve alan savunmalarının iç içe geçmiş bir versiyonu. Receiver rotasını koşana kadar alan savunması yaparken rota sonrasında, rotanın çeşidine bağlı olarak savunmada adam adamaya dönen çeşitli görev tanımları meydana geliyor. Az önce de bahsettiğim ve Seam rotası tehdidine karşı bu sistemde yukarıda tek safety kullanılarak da başarı sağlanabiliyor. Buna karşılık slot receiverını derin koşturup rakip safetyler ile eşleştiren takımlar, gittikçe atletikleşen running backler ve tight endleri linebackerlar ile 1’e 1 bırakarak mismatch yaratmaya başlıyorlar. Kafa karıştırmamak adına sistemlerin detayına girmiyorum ancak detayının yer aldığı linki yazıya ekliyorum. 





Fangio ve Staley: “Gap and a half” Sistemi 



Koçların, yıllardır süregelen; “Pas mı koşu mu öncelikli olarak durdurulmalı?” Sorusunda, ligin çok büyük kısmının aksine pası ön plana alan ve bu kafa yapısıyla birlikte Fangio’nun kullandığı derinde 2 safetyli ve az adama sahip boxları kullanan sistem ekolünü Rams’e uyarlayan Staley’nin geçtiğimiz sezonki savunması modern NFL savunmasının en net örneklerinden biri oluşturuyordu. Boxa 8 kişi koymadan da koşu EPA’sı/play istatistiğinde lider ve koşu savunması DVOA’inde 3. Sırada bitirmeyi başardılar. Takımda Aaron Donald gibi bir oyuncunun varlığı tabii ki çok önemliydi ancak Rams’in çok kaliteli bir linebacker grubu veya box safety’si yoktu ve buna rağmen koşuya karşı bu kadar etkili olmaları gerçekten yapılan işin büyüklüğünün kanıtıydı bence. 

Staley’nin sistemine geçmeden önce gaplerden ve gap sorumluluklarından kısaca bahsetmem gerek.




Gapler yani offensive line oyuncuları arasındaki boşluklar, yukarıdaki resimde belirtildiği şekilde isimlendiriliyor. (Örneğin: Center ile RG arası A gap.) 

Ligdeki çoğu takım demin de bahsettiğim, Seattle’ın meşhur Cover 3 sistemiyle ve “one-gap” yani savunmadaki her oyuncunun sadece 1 gapten sorumlu olduğu gap sorumluluğu ile oynuyor. Bu stili öğrenmesi daha basit ve her oyuncu tek boşluktan sorumlu olduğu için savunmacıların line of scrimmage gerisinde tackle yapma şansı two-gapli sistemlere göre çok daha yüksek oluyor ve one-gap sistemleri için boxta çoğunlukla 8 oyuncu gerekiyor. Two-gap sistemi yani bir oyuncunun iki boşluktan birden sorumlu olduğu sistemler, biraz modası geçmiş sistemler ve oyuncular için bu tekniği uygulamak gerçekten zor. Two-gap tekniği üstün olan oyuncuların pass rush yapabilme kabiliyetleri de doğal olarak daha az olduğu için sürekli olarak sahada kalması pek mümkün olmuyor. One-gapler genelde daha küçük, daha hızlı ve daha iyi pass rusher olurlar. Bu tek gap sorumluluğu olan şemalar tipik olarak blitzlerde de açık bir şekilde pas atılması beklenen pozisyonların pass rush durumlarında kullanılır. Çok basit ve genel olarak örnek vermek gerekirse, pas konusunda çok iyi bir takıma karşı oynuyorsanız, teorik olarak one gap oynamak Qb baskısı konusunda daha iyi sonuç verir. Two-gap oyuncusu çok hızlı karar vererek hangi gapi tutacağına karar vermelidir ve bu yüzden de space eater (çok daha büyük alan kaplayabilen) olarak daha yavaş ama daha büyük oyuncular tercih edilir ve genelde odd formationlardan (center karşısında dizilen bir nose tackle olan) yapılır. Burada line oyuncuları çok tackle yapamaz ve linebackerlar bu pozisyonları tacklelar ile temizler ve iyi run takımlarına karşı 2-gap daha etkilidir. 

Staley’nin kullandığı 1.5-gap de bu ikisinin arasında bir sistem. Bu sistemde oyuncular öncelikli gaplerine atak eder ancak çok agresif davranmaz ve kollarıyla her zaman savunmacıyı iterek gereken durumda diğer gape geçmesini sağlayacak vücut postürünü korumaya çalışır. Savunmalar snap öncesi blok şemasını boxtaki oyunculara göre yapar ve bu sistemde boxa az kişi koyup koşu desteğini derinden getirince, pas korumasını ayarlayan hücum oyuncuları derindeki safety’i dikkate almaz ve takımlar bir nevi ekstra bir savunmacıya sahip olur. Eski moda savunmalarda savunmacılardan koşucuları içeri yönlendirmesi istenirdi ama artık sideline-to-sideline linebackerların sayısının artmasıyla, hybrid defensive backler takımlar tarafından kullanılmaya başladı ve o yüzden artık koşucuyu mümkün olduğunca dışarı yönlendirmek ve atletizm ile koşucuyu yakalamak daha iyi kabul ediliyor. Defensive backlerin de bu sistemde koşucuya yetişmek için daha çok zamanı oluyor.


Spread Offense'e Karşı: Tite Formation 


Spread hücumun ve RPO’nun kullanımının çok arttığı bu dönemde defansların çaresi “Tite Formation” oldu.




3 lineman (2 defensive end ve 1 nose tackle), 2 ILB (inside linebacker), 2 OLB (outside linebacker) ve 4 secondaryden (2 safety ve 2 cornerback) oluşan bu savunma formasyonunun asıl amacı iki offensive tackle arasında mümkün olduğunca yoğunluk yaratarak playlerin yukarı yönlü olması yerine sağa veya sola doğru olmasını sağlamak. 2 ILB, 1 NT ve tackleların iç tarafında dizilen iki DE ile bu yoğunluk sağlanıyor. NT tek başına A-gapi kontrol ederken DE’ler de B gapi kontrol ederek koşucuya line içinde boşluk bırakmıyor. Yatay yöne hareketlenen koşucuya karşı da derinden eşleşmesiz gelen safety ise koşucuya karşı tackle yapma olanağı buluyor. Endler B gapi kapatınca linebackerların second levela çıkan guardlarla ugraşması gerekmiyor böylece daha hafif ve atletik olan linebackerlar sahada daha çok snap alıp spread hücumlara karşı da yavaş yavaş bir zorunluluk haline gelmeye başlıyor. Bu savunmalar coveragelarda sahanın iki tarafında da 1 kişi daha fazla, boxta ise net dezavantajlı durumda oluyorlar sayı olarak. Baskı getirmek istendiğinde 4. Rusher farklı yerlerden blitze getirilebildiği için, hücumun işi zorlaşıyor ve böylece geride 7 kişi coverage yaparak hem etkili pass rush (protectionı ayarlamayı zorlaştırıyor) hem de iyi pass coverage yapılabiliyor. Böylece hem düzenli şekilde belirli bir seviyede baskı getirip, hem iyi koşu savunması yapıp hem de coverageda karmaşık şemalar ile oynanabiliyor. 


Bu yaklaşım şimdiye dek kullanılan spread savunma şemalarından farklı ve tite formation öncesinde klasik 4-2-5 kullanılıyordu. 4-2-5 yani nickel savunma; 4 line, 2 linebacker ve 5 defensive back ile, genellikle oyundaki bir linebacker yerine bir defensive back oyuna sokarak rakibin Wr ağırlıklı hücum dizilimine karşı, base defanstan daha iyi sonuç veren bir diziliş. Bu şemada çizgiye 4 kişi dizildiğini düşünürsek nose tackle ve defensive end arasında kalan B gap her zaman boş oluyor ve bu nedenle zayıf taraf linebackerı için büyük bir ikilem oluşuyor. Boş B gape hücum mu edecek yoksa dışa açılıp pasa karşı savunma mi yapacak? Son dönemde, özellikle kolejdeki RPO’lar (koşu pas opsiyonu) tamamen burdaki zayıf taraf linebackerına yanlış kararı verdirmek üzerine ve Qb’lerin tek yapması gereken bu oyuncuyu saptayıp, hareketlendiği şeyin aksine gerekeni yapması. Yani eğer linebacker gelip B gapi kapatırsa, linebackerın terkettiği alana pas atmak veya linebacker yerinde coverageda kalırsa, topu handoff ile running backe verip B gapten koşmak. 


Tite Front’a geri dönmek gerekirse, bu dizilişte açık olan tek boşluklar C gapler olduğu için 4-2-5 sistemindeki bu zaaf Tite Front’ta yok. Peki bu dizilişin hiç olumsuz yanı yok mu? Elbette var. Edge rush imkanlarını çok kısıtladığı ve OLB olarak hibrit tarzda hem rush hem de coverage yeteneğine sahip oyuncular gerektiği için, Nfl’de çok fazla popüler olmamıştı bu sistem. Bu sistemde demin bahsettiğim gibi sadece bir taraftaki OLB ile tackle dışından baskı getirme şansı oluyor ve bu şekilde düzenli olarak pass rush yapabilmek çok zor. İçeride bu kadar adam olunca da birebir eşleşme oluşan rush opsiyonları azalıyor. Ligde edge rusherlar çok değerli ve kimse kaliteli edge oyuncularını bu şekilde heba etmek istenmiyor. Tite frontu her downda kullanamamanın bir başka sebebi de bu seviyedeki Qb’lerin fazla iyi olması ve yeterince zaman verildiği takdirde her türlü pas atmayı başarıyor olmaları. Tite Front’ta aynı zamanda coverage da sınırlı oluyor ve takımlar cornerlar dışında adam adama savunma yapamıyor çünkü OLB’ler hem gap sorumluluğu alıp hem adam adama savunma yapamıyor. 




Tite Formation Örneği



Bir başka örnek. LSU'da Arden Key, Tite formationda OLB olmak için gerekli
özelliklere sahipti.





Ligin yeni starı “Star” pozisyonu / Rams ve "Tite Formation” 


Kullanışı Nfl’deki ve kolejdeki 11 personnel (1Rb, 1 TE) kullanımının artmasının ardından savunmalar da buna karşı “Star” olarak gittikçe popülerleşen hibrit bir nickelback pozisyonu kullanmaya başladı ki bunu Div 3 günlerinden getirdiğini görüyoruz Staley icin. 4-2-5 nickel savunmalarda hybrid safety veya OLB tarzı kullanılan çok amaçlı bir oyuncu olarak sistemin kalbini oluşturuyor diyebiliriz bu pozisyon için. Base defanslarda güçlü taraf linebackerının coverage zaafı ve saf nickel dizilişlerde de linebackerı defensive back ile değiştirmenin getirdiği koşu savunması zaafı takımları zor duruma düşüren bir unsur oluyordu. “Star” pozisyonunun coverageda çok iyi olup runa karşı da çok katkı vermesi gerekiyor ama daha çok slottaki receiver tehdidiyle karşılaştığı için coverage yeteneklerinin daha ağır basması gerekiyor. Artan spread ofansa karşı artık her takımın ihtiyacı olan ve boostlanmış bir nickelback diyebiliriz bu pozisyon için. Haliyle de tüm bu özelliklerin tek bedende toplandığı bir oyuncu bulmak o kadar da kolay olmuyor olsa da tüm takımların artık bu tarz isimlere fazlasıyla değer verdiğini söyleyebilirim.

Staley’nin sisteminde Aaron Donald çok fazla kez doublelanıyordu ve bu diğer oyunculara 1’e 1 kalma şansı verse de Floyd harici kimse iyi pressure getiremediği için Donald’ı doublelamanın dezavantajını çok fazla yaşamıyordu rakipler. Donald’ı çeşitli tekniklerde kullanıp matchup avantajı yaratmayı başarsalar da genel olarak line a baktığımızda getirilen çeşitli blitzlere rağmen coverage ve tackle sorunu nedeniyle kâğıt üstünde beklenen etki gelmiyordu ki Rams ligin az blitz getiren takımlarından biriydi. Aslında burada Staley’nin kullanımına baktığımızda Nfl’in içindeki hybrid oyuncu dönüşümüne net bir örnek görüyoruz. ILB oyuncularının Staley sisteminde blitz getirme dışında çok fazla bir öneminin olmaması ve strong safetylerin daha çok hibrit linebacker olarak oynaması bu dönüşüme örnekler olarak görünüyor. 49ers maçlarını dikkatli izlediğimizde de Rams’in özellikle rakibin sahayı yatay şekilde kullandığı ki 49ersin çok iyi yaptığı bir şey bu, yaşadığı linebacker sıkıntısı çok net şekilde kendini belli ediyordu. Linebackerların coverage sorunları sonrasında Ramsey’nin lise ve kolej filmini izleyip onu bu role uygun gören Staley’nin amacı, en yetenekli oyuncularından birini asil aksiyonun yaşandığı ve eksiklik hissettikleri “star” pozisyonuna yerleştirip, onun target almayan tarafta heba olmasını önlemekti. Blitz kabiliyeti, pozisyonuna göre çok iyi bir tackler olması ve ona verilen özgürlüğünün yetenek setiyle birleşmesi onu bu rol için müthiş bir aday yapıyordu ve nitekim de onun outside corner rolünü koruyacak şekilde hedef maçlarda veya bazı playlerde bu katkıyı da ondan almayı başardı Staley. 


Özellikle Seahawks’a karşı alınan playoff galibiyetine baktığımızda, ilk 2 downda surekli pas atan Seahawksi kosmaya teşvik eden frontlar ile dizilip, bu downlarda da pas savunmasına ağırlık verip abartılı bir ifadeyle lineı bomboş bırakarak, çoğu maçta daha kalabalık frontlarla karşılaşan Wilson’ın beynini yakmışlardı. Next Gen Stats’e göre Vic Fangio ile birlikte en çok light box kullanan Staley ( Staley: 83%, Fangio: 78%) sonrasında ligin en fazla yüzdesi sadece 72%. Sürekli 2 derin safety dizilip tek safetyi koşuya desteğe indiren Rams, bu sistemle Seahawks’ın “Let Russ Cook” sistemini yenmeyi başarmıştı. 


Staley'nin, Seattle'a karşı erken downlarda dahi kullandığı light boxlar.



Chargers’ta Nasıl Bir Savunma Olacak? 


Açıkçası yukarıdaki Ramsey kullanımı sonrası Staley’den James’e bu tarz bir rol vermesini bekliyordum ve sezon öncesi antrenmanlarından gelen haberler de bu beklentimi doğruluyor. Broncos’taki çaylak sezonu sonrası ilk kez safety oynama ihtimalini gayet yüksek gördüğüm Harris, sezon öncesi antrenmanlarda 3 pozisyonu(corner, nickel, safety) oynasa da Chargers’in kullanacağı bazı packagelarda safety olacağını düşünüyorum. Tüm packagelarda kullanılan ve savunmanın signal-calleri olacak Derwin James’in line of scrimmagea yaklaşmasıyla beraber big nickel packagelarinda “Star” pozisyonunda kullanılması Staley’e Rams’teki konforunu sağlayacaktır. Staley gibi şemaları saklama konusunda usta ve bunu çok fazla kullanan bir koçun elinde James ve Harris gibi iki oyuncunun kullanım yelpazesi rakip Qb’ler için çok korkutucu olabilir. Murray, Tranquill ve Kyzir White’lı ILB derinliği Rams’tekinin aksine potansiyeli çok yüksek bir grup. Kyzir White safety geçmişi ile coverageda sağlam katkı verebilir ve Kenneth Murray’den de bir yıldız yaratabileceğini düşünüyorum Staley’nin. Tillery’nin de Donald gibi lineda farklı şekillerde dizilerek kullanılması ve bu sefer edgeden baya sağlam pressure getirecek Bosa gibi bir oyuncuya sahip olması farklı planlar ortaya çıkarabilir. 

Artık değişen ligle beraber tight end ve running backlerin de gelişimiyle birlikte pas konusunda artık coverage yapabilmek bir lüks değil şart. Coverage yapabilen linebackerların aldığı kontratlar bunun en net kanıtlarından biri. Line of scrimmagea yakın oynayan ve coverlayabilen hibrit safety, two-gap lineman, daha ince ve hızlı coverage linebacker, çok yönlülük ve oyuncu kullanımı çeşitliliği… Şimdilik trendler bunlar ancak dinamiklerin bu kadar hızlı değiştiği bir ligde bunlar da  modası geçmiş trendler arasında her an kendilerine yer bulabilir. 



Kullandığım kaynaklar ve detaylı açıklamalar: 

https://theathletic.com/2160031/2020/10/26/rams-bears-brandon-staley-defense/ https://ftw.usatoday.com/2019/09/nfl-defense-fell-behind-modern-offense (4 partlık savunma gelişimini açıklayan ve yukarıda bahsettiğim detaylı yazı dizisi)  
https://theathletic.com/2292820/2020/12/30/rams-playoffs-defense-brandon-staley/
https://ftw.usatoday.com/2020/11/rams-seahawks-russell-wilson-let-russ-cook-pete-carroll

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

GREG ROMAN'IN ZONE READ SİSTEMİ VE RAVENS'IN GELECEĞİ

YEŞEREN UMUTLAR: NEW YORK JETS DEĞERLENDİRMESİ

2021 NFL DRAFT: TREVOR LAWRENCE INCELEMESI