2022 NFL DRAFT: MALIK WILLIS DEĞERLENDİRMESİ VE YENİ NESİL QUARTERBACK SEÇİMLERİ
Hayatımdaki yoğunluk sebebiyle bir süredir blog yazılarını hatta genel olarak futbol izlemeyi biraz ihmal ettim ve özellikle bir önceki sezona göre bu kolej sezonunu çok az takip ettim diyebilirim. Arayı kapatmak adına 2022 Qb sınıfında kendi adıma en dikkat çekici yetenek olarak gördüğüm Malik Willis’in güçlü ve zayıf yönlerini yazmak istedim.
Willis özelindeki değerlendirmeme geçmeden önce, Qb draftı konusunda değişen Nfl dinamikleri ve draft edilen oyuncularda aranan özelliklerin zaman içerisindeki değişiminden bahsetmem gerektiğini düşünüyorum. Son yıllarda üst turlardan seçilen ve beklentinin aksine ligde çok başarılı olan Quarterbacklere baktığımızda çoğunun çok saf bir kol yeteneği/inanılmaz bir fizik/acayip bir atletizm gibi öne çıkan keskin bir özelliği olduğunu görüyoruz ancak çoğunun sahip olduğu bir başka ortak nokta da hepsinin çok fazla işlem görmesi gereken ham oyuncular olması. Örneğin takımlar Tua Tagovailoa gibi, kolej kariyerinde pek çok alanda iyi olup en büyük farkı da karar verme mekanizması ve progressionlarıyla yaratan bir ismin bu özelliğini lige taşıması konusunda riski almaktansa, ölçülebilir olan kol gücü ve atletizm gibi özelliklere sahip olan oyunculardan tarafa risk almayı tercih etmeye başlıyor ve başarıyı da bu alanda arıyorlar. Açıklayıcı oldu mu bilmiyorum ama oyuncular kolejde her ne kadar pro stili hücumdan gelirse gelsin, bunun Nfl’e geçişinin hiçbir garantisi olmuyor ve keskin yetenek bu tip fundamentalların artık yavaş yavaş önüne geçiyor.
Çok uzak değil geçtiğimiz sene 49ers draft seçimi için konuşulan Trey Lance-Mac Jones karşılaştırması gibi hazır oyuncu ile potansiyel arasındaki seçimde takımların potansiyel kısmına yatırım yapmaya daha istekli olduğu ve oyuncu pro seviyeye hazır olmasa bile takımların bu zarı daha fazla atmaya başladığını gördük çünkü bu alanda yapılan doğru bir seçim tüm franchiseın kaderini değiştirmeye yetiyor. Oyuncu potansiyeline yapılan yatırımın arkasında tabi ki birçok sebep var ve bunlardan en önemlisi genel menajerlerin ve koçların önünde, doğru yapıda başarıya ulaşmış Josh Allen ve Patrick Mahomes gibi canavarların ortaya çıkışı hatta Lamar Jackson gibi bir ismin kolejvari bir option yapısında bile en üst seviyede Mvp seçilecek başarıya ulaşmış olması gösterilebilir. Bunun yanında oyunun her geçen gün daha pas odaklı hale gelmesi ile birlikte Qb pozisyonunun oyuna etki katsayısı çok daha fazla yükseldi ve artık ortalama bir Qb-elit bir takım kombinasyonu ile başarı yakalamak çok daha zorlaştı. Bu sebeple de takımların bu en önemli katsayıyı en iyi şekilde doldurmak için gözden çıkardığı seçim hakları da doğal olarak artmaya başladı. Tabi ki bir Quarterback için gideceği franchise ve çalışacağı koçlar her şeyden önemli hatta tarihin en yetenekli oyuncusu olarak Adam Gase’in Jets’ine gitmiş olsaydınız büyük ihtimalle kariyeriniz hiç beklenmediği kadar kötü bir yerde olacaktı. Yani diyeceğim o ki, bir Quarterbackin başarısını etkileyen milyonlarca parametre var ve takımların seçtiği oyuncudan ne alacağını tahmin etmesinin çok zor olduğu bir ortamda en iyi sonucu almak için en yüksek tavanlı oyuncuya gitmek, her ne kadar başarı şansı çok düşük olsa da artık takımların izlediği yeni yol oldu ve olmaya da devam edecek.
Lafı çok da fazla uzatmadan bu trendin bu seneki temsilcisi olan Malik Willis’ten bahsetmeye başlayabilirim. Son zamanlarda gördüğümüz küçük okul-büyük yetenek kombinasyonunun yeni örneği olan Malik Willis, Mike Tomlin ve Matt Rhule’un da yakından takip ettiği pro dayinde attığı müthiş paslardan sonra tekrardan draft gündeminin zirvesine oturmayı başardı ancak son yılların en zayıf Qb sınıflarından biri olan bu sınıfta ön plana çıkmanın o kadar da zor olmadığını söylemem gerek.
Willis’i bu kadar özel bir potansiyel haline getiren en önemli özellikler olarak müthiş fiziği, üst düzey atletizmi ve Nfl seviyesinde dahi elit seviyede kabul edilecek kol gücü olarak gösterilebilir. Böyle bir yetenek setine sahip olunca da modern Nfl Quarterbackinin en azından kağıt üzerinde gerektirdiği şeylerin çoğuna sahip olarak lige giriyorsunuz. Ancak oyunun fiziksel olmayan kısmı genelde asıl farkı yaratacak unsur oluyor. Liberty’de çoğu vasat kolej takımı gibi uygulaması en basit hücümlardan biri olan option bazlı hücumun kullanıldığı ve onun atletizmini ön plana çıkaran bir yapıda oynayan Willis’in pas çeşitliliğinin en azından örneklem olarak kısıtlı olduğunu söyleyebilirim. Bu konuyu biraz açmak gerekirse, Willis’in attığı çoğu pas, kısa hızlı paslar veya max protection sonrası derine attığı uzun paslar. Bu tarz paslar dışında kalan ve çok fazla anticipation, progression ve teknik beceri gerektiren pasları da kolej seviyesinde özel örnekler dışında çok fazla görmüyoruz ancak Nfl seviyesinde fark yaratacak unsur da bu tarz paslar oluyor. Böyle bir sistemden geldiği için de doğal olarak snap sonrası birden fazla değerlendirme yapabilme özelliği (sırayla tüm rotalarını kontrol edip en iyi seçeneği bulma konusu) sorunlu yanlarından biri olarak gözüküyor. Özellikle blitz şemalarını anlayıp protection ayarlama ve gelen blitze karşı hot route farkındalığı konusunda çokça eksiği var gibi gözüküyor. Atletik yetenekleri sebebiyle cepten çıkıp ayağıyla çok kolayca yard kazanabildiği için zaman zaman olması gerekenden çok daha erken cepten çıkıp koşarak yard kazanmak çoğu atletik Quarterbackin ortak sorunudur ve bu Williste de fazlasıyla dikkat çekiyor. Bu durum oyuncunun yukarıda da belirttiğim gibi snap sonrası yaptığı progressionları (snap sonrası pas opsiyonlarını değerlendirme olarak bahsettim) olumsuz etkiliyor. Tek bir cornerın veya bir linebackerın snap sonrası yapacağı tercihe göre belirlenen en basit progressionlarda dahi olması gerekenden fazla hata yapıyor. Örnek olarak, slot receiverın karşısında linebacker olduğu ve snap sonrası linebackerın tercihine göre (koşuya yardım ederse Wr boş kalır, Wr karşısında kalırsa hücum takımı boxta sayı olarak avantajlı olur) Qb’nin pas veya handoff tercihini yapacağı en basit oyunlardan birinde bile zaman zaman hatalı karar verebiliyor Willis. Kolej seviyesinde bu hatalarını savunmacılardan kurtularak kurtulup koşarak telafi edebilse de Nfl seviyesinde bu çok daha az mümkün olacak. Sadece option oyunlarındaki kararlarını keskinleştirerek bile ligde kalıcı olabilecek bir atletizmden bahsediyoruz ki Lamar Jackson bu konudaki en net örnek. Fikir vermek adına bir karşılaştırma yapmam gerekirse atletizm olarak Lamar Jackson ve Jalen Hurts arasında bi yerde ama kol yetenek seti itibariyle de ikisinin de üstünde diyebilirim.
Willis’in beni en çok etkileyen yanlarından biri de çok çevik ve yakalanması zor bir oyuncu olması. Kolejde center altından snapleri çok az görürürüz ancak pistol formasyonunda da aynı center altı snap gibi, Qb running backe topu verirken sahanın geri kalanına sırtını döndüğü için gelen baskıyı son ana kadar göremez. Bu tarz bir play action play sonrası sahaya yüzünü döndüğü an gelen baskıya karşı milisaniyede gösterdiği ani hareketler ile sackten kurtulabilme yeteneği gerçekten izleyenlere bu özellikleri hakkında büyük bir fikir veriyor. Bunun yanı sıra naked bootleglerde de (Fake sonrası running back ve offensive lineın tersine doğru bloksuz yapılan Qb koşusu) onu karşılayan savunmacıları birebirde çok kolay alt etmesi de bu duruma bir başka örnek.
Her ne kadar zorlanmadan 20 yardlık shovel pass atabilecek kadar kuvvetli bir kolu olsa da pas mekanikleri konusunda birçok sorunu mevcut Willis’in. Releasei biraz yavaş ve adım resetlemesi de dağınık ve olması gerekenden uzun sürüyor. Yani sahanın bir bölümüne pas atmak için adımını ayarladıktan sonra, başka bir bölüme pas atmak için adımını yeniden düzenlemesi ve bunu çabuk ve düzgün yapması biraz problemli. Topu çoğu zaman elinde çok uzun tutuyor ancak çöken ceplerden kaçıp oyunu uzatma konusunda da çok yetenekli. Nfl’de çoğu yetenekli Qb’de gördüğümüz, koşarken adımlarını ayarlamadan dengesiz pasları isabetli atıyor olması çok önemli ve onu ön plana çıkaran bir özellik. Koşu yeteneğinden dolayı kolejde birçok kez Cover 0 savunmayla karşılaştığı için (Koşuyu sınırlamak ve reaksiyon verebilmek için safetylerin boxa çok yakın dizildiği şemalar) derinde birebir kalan oyunculara pas atabilme fırsatıyla çok kez karşılaşıyor ancak derin paslardaki accuracy konusunda pek de iyi olduğu söylenemez.
Az çok Willis’in iyi ve kötü yanlarından bahsettikten sonra biraz Nfl’e geçişi ve orada neler yaşayıp nasıl kullanılabileceğinden bahsetmek istiyorum. Çaylak quarterbacklerin tek bir ortak noktası varsa o da hepsinin çok fazla hata yapması ancak az önce de bahsettiğim gibi hataları telafi edecek bir atletizme sahipken, oyuncuların kredisi daha fazla oluyor. Buradan da yola çıkarak geçtiğimiz sezon 49ers’ın Trey Lance kullanımı benzeri bir kullanım ile redzoneda efektifliği arttırmak ve option playleriyle hücuma çeşitlilik katmak amaçlarıyla yavaş yavaş sistem içerisine dahil olacağını düşünüyorum. Willis’in gideceği takımda 1-2 sezon yedek olarak oturup yukarıda bahsettiğim sorunlar özelinde kendini geliştirip oynamaya hazır hale gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle küçük okullardan gelen Quarterbackler için kompleks Nfl hücumları ve savunmalarına uyum sağlamak çok zor ve çok seçici bir süreç olduğundan doğru bir yapıda ve olaysız bir organizasyonda bu eğitimi almak her şeyden önemli ve neticede en basit tanımıyla daha iyi karar veren Qb daha iyi pas atar ve daha iyi karar vermenin yolu da tüm bu şemaları daha iyi anlamaktan geçiyor.
Lamar ve Hurts’te de gördüğümüz gibi bu yeteneğe sahip Quarterbackler belli bir seviyeye kadar bazı defektleri gizleyebiliyorlar ancak günümüzde elit bir pasör olmayan Quarterbackler öyle veya böyle en üst seviyede varlık gösteremiyor. Bu nedenle de aslında pek çok yazıda klişe hale gelmeye başlayan, “Gideceği ortama bağlı olarak potansiyeline ulaşacak veya ulaşamayacak” sözünden başka bir sonuca çıkamıyoruz çünkü önümüzde Josh Allen gibi adeta Buffalo’da yontularak tüm mekanizması baştan yaratılan bir örnek gördükten sonra bundan başka bir çıkarıma varmak pek de mantıklı değil. Sadece 1 sene geri giderek Justin Fields’ın Bears’ta yaşadıklarını düşününce de kafamızda bir fikir canlanıyor. Kötü coaching ve kötü bir offensive line ile Willis’tekine benzer progression ve blitz farkındalığı sorunu yaşayan Fields’ın Nfl seviyesinde yaşadığı sıkıntılara çok yakından tanık olduk. Nfl dinamiklerinin her yapıya veya stile er ya da geç bir çözüm üretme yatkınlığını (Tom Brady hariç…) da düşününce de savunmaların bu tarz Quarterbackleri savunma konusunda mesafe kat ettiğini düşünüyorum. Malik Willis belki bir 5 sene önce draft olacak olsa kesinlikle ilk turdan seçilecek bir oyuncu olduğunu düşünmezdim ancak hem yazının ilk bölümünde bahsettiğim nedenler hem de zayıf bir sınıfta bulunması nedeniyle ilk turda seçilecek ve çoğu takımın yatırım yapmak isteyeceği bir oyuncu olacaktır.

Yorumlar
Yorum Gönder